26 Tem 2017

Ihlamur Mevsiminde Mudurnu

Saçak saçak yerlere sarkan ıhlamur çiçekleri, kıvrımlı dar sokaklar, ahşap oymalarla süslenmiş tarihi konaklar... Mudurnu küçük ve çok sevimli bir yer. Ufak çarşısında gezerken, tanıdık simalar arasında kendini belli eden yabancılar olmamıza rağmen dönüp bakanımız olmuyor. Burada ahilik anlayışı sürdürülmeye çalışılıyor. Bu öyle belli ki esnaflar, birbirlerine ve misafirlerine karşı büyük bir saygı içerisinde. Kimse bir şey satmaya çalışmıyor. Sadece gülümseyip, "Hoş geldiniz" diyorlar. Aslında bu misafirperverlik Mudurnu'nun genelinde böyle. Otobüs durağında oturan bir dede mesela, yanından geçip giderken "Hoş geldiniz." deyiveriyor.

Mudurnu öyle durağan ki sanki zaman bir yerde takılı kalmış, ilerlemiyor. Bir konağın fotoğrafını çekerken, cam önünde oturan tatlı teyze gülümsüyor. Elimle işaret ediyorum, "Fotoğraf çekebilir miyim?" diye. Kafasını sallıyor yavaşça. Bu yavaşlık, bu sadelik içine alıyor beni.

Aynı hislerle Göynük'e gidiyoruz. İki yer arası bir saatten az, coğrafya aynı lakin Göynük'e adım atar atmaz kafalar dönmeye başlıyor. Baştan aşağı süzmeler, fısıldaşmalar. Bu iki Bolu ilçesini birbirinden ayıran en önemli fark, belediye başkanlarının mensup oldukları parti. Mudurnu CHP, Göynük AKP'den. Mudurnu'da hemen her yerde Atatürk posteri varken, Göynük'te hiçbir ilinti kuramadığım Melih Gökçek afişleri. Mudurnu, çiçek bahçesi; Göynük pastahanesinde bile kara sineklerin uçuştuğu, kepçe ve damperli kamyonların işgal ettiği bir inşaat sahası. Bırakın tarihi dokusunu korusun sokaklar, bitmek bilmez bir asfalt aşkı var adamlarda.

Neyse sinirlenmeden bitireyim fakat öncesinde kaşık sapı mantısına değineyim. Mudurnu - Göynük yöresine ait bir yemek. Benim gibi et yemezler için harika bir seçenek. Yoğurtla hazırlanıp kurutuluyor. Sonrasında normal mantı gibi pişiriliyor. Lakin üzerine herhangi bir sos dökülmeden servis ediliyor. Ben oradayken, pazar kurulmuştu ev yapımı erişte, kaşık sapı mantı ve bu mantının üzerine serpilen keş peynirinden aldım. Keşke daha fazla alsaymışım. Kurutulmuş olunca kaç pişirimlik olduğu anlaşılmıyor. Alanya'ya döndükten bir hafta sonra stok tükendi. Annemle kurutulmuş halini yapmayı deneyeceğiz. Püf noktası bilen varsa, alırım bir dal.













23 Tem 2017

Sünnet Gölü Tabiat Parkı

Sünnet Gölü, yer aldığı derin vadinin bir heyelan sonucunda tıkanması ile oluşmuş. Burası tabiat parkı olarak geçse de girişteki gişeler kapalı. Herhangi bir ücret alınmıyor. Göl kenarında bir otel var. Konaklayabilir ya da bir şeyler atıştırabilirsiniz. Biz yalnızca çayır çimen gezip, yön levhalarını inceleyerek gölden ayrıldık zira Ata'nın bu sıralar ilgi alanı trafik işaretleri. Dedesinin eskiden çalıştığı sürücü kursuna ait bir kitap bulması ile daha da tetiklendi her şey. Görsel testleri çözüyor. Hayata uyguluyor, örneğin salondan mutfağa dönerken "Anne dikkat, u dönüşü yasak." diye uyarıyor serseri. Sünnet Gölü üzerindeki yön levhasının ateş altına tutulup, yere serildiğini görünce de epey öfkelendi. Tekrar yerine takmaya çalıştık. Sonra tüm gün söylendi durdu. "Neden bu kötü insanyay tabeyayı kıymış? Bak ateş yapmak yasaktıy işayeti vay ama kötü insanyay dinlememiş hep hep hep mangal yapmış." 





20 Tem 2017

Çubuk Gölü

Çubuk Gölü, Göynük'e giden yol üzerinde aynı adı taşıyan bir köy içerisinde yer alıyor. Sapaktan dönünce karşınıza bozuk bir yol çıkıyor. Toz kalka kalka bir süre ilerlemek durumundasınız. Buralar pek keşfedilmediğinden senesinde içe göçen yolları ile övünenlerin henüz el sürme imkânları olmamış. Dilerim hep böyle saklı kalır zira turizmi ağaç kıyımı sananlar var.